[x]

deviantART

 
About Me Banned Deviant Deviously Deviant sevgiseliFemale/Turkey Recent Activity Deviant for 8 Months
Needs Premium Membership
Statistics 0 Deviations
380 Comments
1,331 Pageviews
This person has been banned from deviantART permanently.

Comments


Flagged as Spam
Lütfen yayınlanmasını istedigniz fotoları gönderin malesef şimdilik bende bir numara yok olunca tabiki sizlerle paylaşacagım...

--
nakliyat evden eve nakliyat evden eve ankara evden eve
Flagged as Spam
TÜM bu olanlara şaşırmayın.

Bunlar olacaktı.

Çünkü karşı devrimdir bu…

Niçin anlamıyorsunuz?..

*

Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı hiçbir zaman sıradan siyasi çekişmeler değildi.

Rejimdi ortada olan.

Laik cumhuriyeti yıkı;p, ABD’nin BOP projesi kapsamında “Ilımlı İslam” modelini kurmak isteyenler, masum maskeleriyle gelip saf kitleleri arkalarına alarak, önce siyasi iktidarı, yerel yönetimleri, bürokrasiyi… Peşinden bağımlı-bağımsız örgütleri-kurumları-kuruluşları ellerine geçirdiler.

Sonra en dibinden tepesine kadar devleti…

Sizler her sabah uyandığınızda bir başka parçanın “elden gittiğini” gazetelerden okumadınız mı?

Ya da o “Kanlı mı olacak, kansız mı?” sinyalini nasıl anlamadınız?

Adım adım geliyordu karşı devrim.

*

Ve uyuyordu Türkiye.

Gaflet de vardı, ihanet de…

Kimisinde; Batı medeniyetinden nefret eden dincilerin, Türkiye’yi AB’ye taşıyacağını umacak kadar ahmaklık…

Kimisinde; kendi çıkarını Türkiye’nin geleceğinden daha önde görecek kadar alçaklık…

Ama en çok; küçük pis hesaplar, değmez çıkarlar, basit ikbal beklentileri içinde olan aydınlar yaktılar Türkiye’nin canını. Biz onlara “aydınların ihaneti” diyorduk bu köşelerde.

*

Olan oldu.

Bu gördükleriniz; direnen, cumhuriyet devrimine ihanet etmeyen, boyun eğmeyen, yürekli, yiğit insanların temizlenmesi aşamasıdır.

Daha çok şey göreceksiniz.

Daha sabahlar çok beter haberlere gebe…

Sinmeyen, pısmayan, çocuklara sözü ve yüreği olan, vatana sevdalı insanların başlarına örülen entrikaları ve kirin-pasın içine sürüklenişlerini daha çok duyacaksınız.

Hálá anlamayan-görmeyen varsa…

Uzun sürmez…

Sıra gelecek.

BEKİR ÇOŞKUN/Hürriyet Gazetesi 22 Mart 2008
bende ilginizi sabırsızlıkla bekliyorum. teşekkür ediyorum:) :heart:

--
we all die young..
thank u

--
Peace begins with a Smile

My Blog
thanks for the compliment! : )

--
Is that you, John Wayne? Is this me?
Urban Exploration
Değerli düşüncelerin için teşekkür ederim :)
Flagged as Spam
ATATÜRK’ün cevabı ATATÜRK’çedir. Derki ‘Ben en zor olanı
yapayımda siz arkamdan kolayları nasıl olsa yaparsınız.’ Ne bilsin ki en
kolayları bile çabuk yıkabildiğimizi ama, bu aradaTahsin ÇOŞKAN ‘;Paşam burda
hiçbir şey yetişmez, pek uğraşmayın’ der. Ama dinleyen kim. Derki ‘Tahsin
buraya ziraatçileri getir ve incele bana resmi bir yazı getir burasıyla
ilgili’. Biraz sonra Tahsin COŞKAN çok mutlu, kendi dediği çıktı, üzerinde
‘Burada hiçbirşey yetişmez’yazılı, altında da ziraatçilerin imzasının olduğu
bir belgeyi Mustafa Kemal’in önüne koyar. ATATÜRK biraz mütebbessim okur bu
yazıyı. Kaleme alır, bu kağıdın yanına aynen şunları yazar ‘BURASI VATAN
TOPRAĞIDIR, KADERİNE TERK EDEMEYİZ’. Etmez de. Aynı Sakarya savunması gibi
akasya savunmasını ele alır, çam ve köknarı oraya 30 Ağustos olarak tamamlar
ve hiç unutmayacağımız bir gün, lütfen hiç unutmayın, tarihte atladık bu
günü, 25 Mayıs 1933. Ne yapar biliyor musunuz? Hani 5 Haziranlarda
kutladığımız bir gün var, çevre günü değil mi? Çevre günü ne zaman
kutlanmaya başladı? 1980 den sonra. Peki 25 Mayıs 1933, ATATÜRK ne yaptı?
İlk Çevre günü kutlamasını yaptı. Hem de bugün okullara soruyorum diyosunuz
ki ne yaptınız diye ‘ya ağaç diktik diyorsunuz ya çö;p topladık’ öyle falan
değil. Bütün Ankara halkını bedava trenlerle buraya getirtiyor, ağaçlar boy
vermişler, altında dinlenmektedirler, havuz yapılmıştır, çocuklar
yüzmektedirler. Hatta bütün masrafı cebinden ödemiştir ama karı da
almamıştır, buraya bir fabrika yaptırmıştır, süt ürünleri üretilmektedir,
herkes yamektedir. Herkes çok mutlu ama en mutlusu Mustafa Kemal ATATÜRK.

Nebizade diye bir arkadaşı var, Nebizade’nin kafa çok karışık.
‘Yahu paşam senden başka bir tek kişi burada bir ağaç yetişeceğine inanmadı.
Peki sen nasıl anladın burda orman olacağını?’ der. ‘Gel Nebizade gel, şimdi
anlatayım sana. Hani Tahsin ÇOŞKAN’ın burda birşey yetişmez dediği günün
akşamı tebdili kıyafetle Çankaya’dan kaçtım, burdaki köylülere geldim.
Köylüler beni tanımadılar. Köylülere, ağalar dedim burda ağaç yetişip
yetişmeyeceğini bana en kolay yoldan nasıl ispat edersiniz dedim. ‘Al
dediler’, bana bir testi su verdiler, bir de kazma kürek. ‘Kaz orayı iki gün
sonra gel biz sana ne olacağını söyleriz’ dediler. Ah o iki gün Çankaya’da
nasıl geçti bir Allah bilir bir de ben. İki gün sonra gittim testiyi
çıkardım, testinin içinde su bitmişti, köylülere uzattım. Dediler ki bana
‘ağa testide su kalmamış, toprak su emiyor, bakma bunun üstünün kurak
olduğuna, biraz uğraş burda ne ekersen biçersin’. Ve hani Tahsin COŞKAN’ın o
raporu bana getirdiği gün ben çoktan projeye başlamış epey de ilerlemiştim’
diyecektir.

Dünya lideri olmak öyle kolay değil biliyor musunuz. Hani
ATATÜRK’e kimdi en çok karşı çıkan, evet Tahsin COŞKAN’dı. Onu da ATATÜRK
buraya müdür tayin eder. Evet lider olmak hakikaten kolay iş değil. Bu arada
biz bu 130 belgeye hiç çalışmamışız. Çalışmadığımızın en acı örneğini
Türkiye yaşadı zaten. Neydi o örnek ‘17 Ağustos depremi’. Evet deprem bir
kaderdir ama kader olmanın ötesinde dolgu alan çöktü, dolgu binalar çöktü.
Oysa 1930′dan beri bize ‘lütfen tabiatla oynamayın, tek bir ağaçla bile
oynamayın’ diye bize örnek olan bir liderimiz varken yaşadık bu acıyı

--
ankara nakliyat evden eve nakliyat ankara nakliyat
Flagged as Spam
Atarük ve Yalova Köşkünü Raylar Üzerinde Kaydırılması


Galiba şimdi anlatacağım inanılmaz projeyi de o gün düşünmeye
başladı. Hani ‘Bir daha böyle bir şeyle karşılaşabilirsem nasıl müdahale
edebilirim’ diye. Çok değil doğa katliamı, en kolay yaptığımız katliam.

Yıl 1930 ATATÜRK Yalova köşküne doğru çıkmakta. Bir de bakar bir
bahçıvan koca bir çınar ağacını kesmek üzeredir. ‘Yahu’ der ’sen hayatında
hiç böyle bir ağaç yetişdirdinmiki? Kesmeye muktedir görüyorsun kendini ve
niye ?’ der. Bahçıvan derki; ‘;Paşam çınar ağacının kökleri köşkün temelini
kaldırdı, yaprakları da köşkün pencerelerine müdahale ediyor. Ya köşkü
kaybedeceğiz ya ağacı keseceğiz. Onun için de kusura bakmayın ama biz ağacı
kesiyoruz’. Bir an düşünür; ‘Hayır gerekirse köşkü ağaçtan uzaklaştırırız’
der. Derlerki bu gün Mustafa Kemal bir hoş. Ne demek köşkü tutupta ağaçtan
uzaklaştırmak? Ama inanırmısınız mühendis değil, mimar değil, ziraatçı değil
ama ne yapar biliyormusunuz? İstanbul’daki kö;prü altındaki tramvay raylarını
Yalova’ya taşıtır. Köşkü hiç yıkmadan olduğu gibi tutarak kendisi de kazma
kürek temelini kazar ve köşkün altına tramvay raylarını döşeyerek köşkü
ağaçtan 4 metre 80 santim kenara çekerek hala Cumhuriyetimiz gibi ayakta
durmakta olan çınar ağacının kurtuluşunu temin eder.

--
ankara nakliyat evden eve nakliyat ankara evden eve nakliyat a>
If ya post any more stuff note me and i might watch ya

--
-Max
Thanks for your support means the world to me
rock on

Site Map